Hayat bu…

Uncategorized

Written by:

“Hayat bu su misali akıp gider ya…” diyor şair. Köylümün deyimiyle, üç günlük dünya dediler yirmi yıldır yaşıyoruz… Hayat akıp giderken bizde sürükleniyoruz akıntısında, tam yirmi yıldır, kulağa çok geliyor ama yaşayana sorun birde! Yapışacak bir dal arıyoruz kimi zaman, kimi zamansa akıntıya bırakıyoruz kendimizi… Götürsün de önemli değil deyip umursamaz bir tavır takınıyoruz kendimizce. Sonuç önemli değil ya günü geçirelim yeter işte mantığı…

Tam yirmi yıl. Şaire göre -yaşayacak olana- yolun üçte biri eder! Ama birde anneme sorun yirmi yılı. Daha dün gibi… Askerlik yoklamam gelmese inanmayacaklardı büyüdüğüme, onların hala dünkü bebekleriyim.

Yatağıma uzandım ve şimdiye kadarki ömrümü düşünüyorum gecenin bir yarısı. Sanki sabaha çıkmayacakmış gibi, sanki bir daha yaşamayacakmış gibi!
Bir film şeridi gibi geçiyor ömrüm gözlerimin önünden. Aman Allah’ım nede boşa vakit geçirmişim diye haykırasım geliyor. Keşke çadırda olmasaydım…

Uzun bir bekleyişin ardından dünyaya geldiğimi söylerlerJ Neyse, mübarek şaban ayında doğduğumdan göbek adıma şaban koyarlar. Sonra adı da Ali Kemal olsun der babam… İlk yürüsün isterler… Sonra ben koşmaya başlarım. Birde konuşsun istemişler, o gün bu gündür hiç susmamışım… Geç konuşmaya başlamışım halbusam, ondan kendimi hep Aistein’a benzetmişimdir.

Derken oyun çağını bitirip okula başlamışım. Ortaokul, lise, derken şimdi de üniversite… Bir koşuşturma gidiyor işte…Normal bir koşu değil yalnız, dört nala bu… Zannedersem bizde kendini akıntıya bırakacaklardanız…

Çok uzun sürer ortaokul ve lise dönemi ve streslide. Sınavlarda başarılı olsun üniversiteye girsin istedi ailem. Bizde mütemadiyen uyduk, başka seçeneğimiz yokmuş gibi… Belki Türkiye’de yoktu da…Tam sınav stresini atlattık derken üniversitede rahat nefes alalım istemişken şimdide kariyer diye bir şey çıkardılar. Kardeşim dinlenmek yok mu bize, ne zaman rahat edeceğiz diye sorasım geliyor, kendime muhatap bulamıyorum.

Tüm bu koşuşturmaların içinde, dünyaya hırsla sarılmışken bir çıkış noktası arıyor insanlar. Kimileri eğlencede, alkolde, fuhuşta, maddede, tatilde buluyor bu çıkış noktasını, kendilerini o şekilde tatmin ediyorlar. Bazılarıysa Allaha yöneliyor, dünyaya bir sınav için geldiklerinin farkına varıyorlar. Kendilerini tatmin edecek başka bir arayışın peşini bırakıyorlar.

ÖSS, OKS gibi s ilen biten sınavlardan birde Cennet girmek için düzenlense. Hepimiz varımızı yoğumuzu dökmezmiydik bu sınav için. Ahiret kariyeri diye deyim olsa kariyer basamaklarını aşmak için yırtınmazmıydık olanca gücümüzle. Allahın rızasını kaybetme pahasına hiç sözünden çıkarmıydık. Öyleyse böyle yapalım. Biz göremesekte duyamasakta biliyoruz ki sınavda kariyerde var. O zaman niye hala duruyoruz ki? Saygılarımla.

Ali Kemal Saruhan

15.09.09 03:15

Salı sabaha karşı…

O sabah zannedersem…;=)

O sabah:)

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *