Dönüm noktaları: Tercihler!

DENEME

Written by:

Karlı bir Ankara gecesinden yazıyorum. Şimdi anlatacaklarım da yağmurlu bir Ankara sonbaharında başlıyor…

Lise 2. sınıfta Ankara’daki bazı üniversiteleri geziyoruz. O zamana kadar avukat, çocuk doktoru, bilgisayar mühendisi gibi farklı mesleklere ilgi duymuş fakat hiçbir zaman kendimden emin olmamıştım.

Aradan 8 sene geçti, taze bir elektronik mühendisiyim.

İşte o Ankara gezisinde ODTÜ, Bilkent, Hacettepe’yi gezmiş,  akşamında birde ODTÜ’nün bahar şenliklerine katılınca hepimiz çok etkilenmiştik.

Tavşanlı’ya dönüşte kafamız karışıktı ama heyecanlıydık. Kardeşim İsmail Ferhat ile gelecek planları kuruyor, hayallere dalıyorduk. Galiba elektronik mühendisliği bize uygundu. Evet başarabilirdik.

Son sınıfta parkurda İTÜ Elektronik Mühendisliği için mücadele ettik. Çalışmak için kendimizi zorladık. Hayallerimizden hep güç aldık.

Sınava girdik, çıktık açıklandı. Tercihler geldi. En kolayı bu gibi geliyordu. Herkes için en zor olanı buydu aslında. Okul-yurt-dershane üçgeni içindeki o yoğun çalışma temposundan daha zordu. Bir sürü meslek. Bir çok üniversite. Bölümler, fakülteler… Kolay değil ki iki haftaya sığdırdığınız tercihiniz bundan sonraki tüm hayatınızı etkileyecek. Bir ömür, o işi yapmakla paranı kazanacaksın.

Önümde 2 seçenek vardı. 1- İstediğim bölümü, Anadolu’nun bir üniversitesinde okumak. 2- Boğaziçi, ODTÜ gibi fiyakalı üniversiteleri tercih edip, pekte gönlümden geçmeyen bir bölüm okumak.

Tabi ben ilk tercihi yapsam da ve üstünden 8 sene geçse de hayatında bazı şeyler netleşse de kafandaki soru işaretleri tükenmiyor!

Bu sefer üniversite hayatı bitmiş ve sıra iş tercihlerine gelmişti. İş bulmak üstünde çalışılması gereken bir durum. Sonuçta mühendisliğin branşları ve bir çok dalları olduğu gibi çalışacağın firmaların yaptığın işe oranla verdiği maaş, sosyal hak, kariyer, gelecek garantisi gibi pek çok farklı kriterleri var.

Birde bunlara benim gibi mutlu olmak istediğim işi yapmak istiyorum dersen işler daha da karmaşık hale gelir.

Kendini sorgulamaya başlarsın! Ben kimim sorusunu belki o güne kadar kendine hiç sormamışsındır. Ne olmak istiyorum! Beni ne mutlu eder! İnsan durağan bir hayattayken işte böyle kafa karıştıran bir safhaya geldiğinde, bir çıkış noktası arıyor kendini tanımak için. Mülakatlara girerken o klasik sorulara kendine sorup samimice cevap verdiğinde kendin bile şaşırıyorsun.

Evet tercihler, insanların dönüm noktalarıdır. Kendilerini tanımaları için bir fırsattır belki de! Bu yazıda benim tercih dönemlerimde yaşadığım buhranı ve kendimi arayışımı anlatmaya çalıştım sizlere.

İşte bazen, okul-dershane-ev üçgeninde, kendini tanımasına fırsat vermediğimiz gençler tercihlere itiliyor ve onların yerine ebeveynleri karar veriyor! Neyi sevip, ne istediği pek dikkate alınmıyor. Başkalarının hoşuna gidecek, ebeveynlerini mutlu edecek tercihler yapılıyor, kendisini mutlu edecek tercihler sorgulanmıyor.

Ancak şu kadar var ki,  hayatta başarılı diye nitelendirdiğimiz kişiler, işlerini severek yapan, yaptığı işten mutlu olan kimseler.

Renkli, “orijinal” tercihler…

Ali Kemal SARUHAN

NOT: Bugün iş hayatımın ilk günüydü (10/12/13) 🙂 İşteyken kendisine ve fikirlerine çok değer verdiğim kardeşim İsmail Ferhat ile bu konuyla ilgili muhabbetimiz aklıma geldi. Sizlere de aktarmaya çalıştığım tüm durumu, ona da anlatmış, oda şöyle demişti: Çok karmaşık düşünüyorsun Kardeşim. Hayatın basit bir kuralı var. Senin X miktar para kazanman gerekiyor ve bunu kazanmak için bir iş bulup çalışıyorsun. Bu işte mutlu olmazsan işini değiştiriyorsun.

İsmail’e  o zaman da hak vermiştim! Benim bu karmaşık durumdan çıkış noktam oldu.

Şimdi düşünüyorum. Belki de bütün içimizde yaşadığımız karamsarlık ve buhranlar gereğinden fazla karmaşık düşünmemizden kaynaklanıyor. Ve çözümleri basit düşünmede gizleniyor…

One Reply to “Dönüm noktaları: Tercihler!”

  1. İyi bir takipçin olarak bu yazını da baştan sona okudum. Her zamanki gibi çok güzel, içten bir yazı. (Bu gaz, yazıda benden bahsettiğin için 🙂

    Her ne kadar ben sen gibi yazıya işlemesem de senden çok şey öğrendim, sayende birçok düşüncem olumlu anlamda değişti, farklı bakış açıları edindim.

    Faydalı ve gerçek dostluklara!

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *